
Hayatımızda zaman öyle ya da böyle bir şekilde geçiyor, bazen sevinçlerimizle bazense hüzünlerimizle günleri, ayları ve yılları geride bırakıyoruz. Geriye dönüp baktığımızda ardımızda bıraktığımız zamanı acaba gerektiği gibi kullandık mı? Bunu sorgulamaktan kaçınırız. Çünkü biliriz ki çoğumuz zamanının çoğunu boşa geçirmiştir özelliklede gençlik yıllarımızda; Aklımız hep başka yerlerde olur. Hayat umurumuzda olmaz yalnızca bugünü düşünür bugün için varız deriz yarın gelecek mi gelmeyecek mi diye yarına dair herhangi bir hesap yapmayız. Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalamaya başladıktan sonra bir gün gelir ki o günden itibaren bir bakmışız ki artık bulunduğumuz günün değil yarının hesabını yapıyor olmuşuz. Hayatta her şeyin yeri ve zamanının olduğu ve her şeyinde yerinde ve zamanında güzel gerçekleştiği herkes tarafından bilinir. Peki, öyleyse şu en güzel ve geriye gelmeyen gençlik yıllarımızı neden boşa harcıyoruz. Şahsen ben harcıyorum eminim ki içinizde harcamıyorum diyen çok az kişi çıkar. Benim gibi olanlar okuyun bu yazdıklarımı, bir gün geldiğinde o gün pişman olduğunuz gün olmasın her şeyin tadına zamanında varmaya çalışın her şeyin yapılması için belirli zaman dilimleri vardır. İşte bu yüzden yapamadığınız bir eylem için üzülmeyin hayata daima bir umutla bakın. Bakmak sadece gözle olmaz gözün görmediği fakat hayatın gerçekleri olan ve onlarsız hayatın düşünülemeyeceği şeylerde vardır. Sizler yeter ki bakmasını bilin ve eminim göreceksiniz şu ana kadar göremediklerinizi.
.
.
.
Hoca değilim ama hani derler ya; Hocanın dediğini yap yaptığını yapma diye işte o misal
.
.
.
.
.
………SesLiSiTeM………….FaRKıNı SiZLeRDe Yaşayın………..
.
.
Amacımız geçici değil kalıcı dostlukları kurmak, gelişi güzel olmayan, ve daima dürüst olunan dostlukları
kurabilmek. Eğer sizde kendinizi olduğunuz gibi yansıtacaksanız endişe duymayın sakın ! Sizde kalıcı
dostlar bulabilirsiniz yeter ki Kendinizi oynayın






